Beni işimden ayrılmaya ve çocuklarla evde kalmaya ikna etti.
Serkan’la ilk tanıştığımda hayatımın aşkını bulduğuma inanmıştım. Bana öyle güzel konuşuyordu ki söylediklerine inanmamak mümkün değildi. “Seni asla yalnız bırakmam,” derdi. “Birlikte gerçek bir aile olacağız.” O zamanlar çalışıyordum, kendi ayaklarımın üzerinde duran bir kadındım. Ama Serkan sürekli çocuklarımız olduğunda evde kalmam gerektiğini söylüyordu. Bir annenin çocuklarının yanında büyümesini istediğini anlatıyor, dışarıda çalışmamın buna engel olacağını söylüyordu. Başta tereddüt ettim ama ona güvendim.
Sonra oğlumuz dünyaya geldi. İki yıl sonra da kızımız… Hayatım tamamen çocuklarıma dönüştü. Sabahları kahvaltı hazırlıyor, gün boyu onların peşinden koşuyor, geceleri ateşleri çıktığında başlarında bekliyordum. Serkan ise çalışıyor ve eve geldiğinde yorgun olduğunu söyleyip televizyonun karşısına geçiyordu. Ben de bunun normal olduğunu düşünüyordum. Çünkü bana hep “Biz bir takımız” diyordu.
Ama zaman geçtikçe Serkan değişmeye başladı. Önceden bana sevgiyle bakan adam gitmişti sanki. Yaptığım hiçbir şey yeterli olmuyordu. Yemek tuzlu olsa sorun, ev biraz dağınık olsa sorun, çocuklar ses çıkarsa yine sorun… Sürekli bağırıyor, beni küçümsüyordu. Bir süre sonra kendi param olmadığı için ona daha bağımlı hale geldiğimi fark ettim. Arkadaşlarımla görüşmemi istemiyor, ailemin yanına gitmemden hoşlanmıyordu. Evde yalnızlaşmıştım.
En kötüsü de bir gün bana söylediği o cümleydi. “Ben olmasam hiçbir şey yapamazsın.” O an içimde bir şey kırıldı. Çünkü yıllardır onun için, çocuklarımız için her şeyden vazgeçmiştim. Kariyerimi bırakmış, hayatımı eve adamıştım. Ama gözünde hiçbir değerim kalmamıştı.
Bir gece geç saatlerde telefonuna gelen mesajı gördüm. Önce yanlış anlamak istedim ama gerçek kısa sürede ortaya çıktı. Başka biri vardı. Bana aylarca soğuk davranmasının nedeni meğer çoktan başka bir hayat kurmaya başlamasıymış. Yüzleştiğimde ise suçlu gibi davranan ben oldum. “Sürekli çocuklarla ilgileniyorsun, artık eskisi gibi değilsin,” dedi bana. O an dünyam başıma yıkıldı.
Kısa süre sonra boşandık. En zor kısmı ise çocuklara bunu anlatmaktı. Oğlum günlerce “Babam neden bizimle yaşamıyor?” diye sordu. Kızım geceleri ağlayarak uyandı. Ben ise güçlü görünmeye çalışırken banyoda sessizce ağlıyordum. Çünkü korkuyordum. Yıllardır çalışmamıştım, param yoktu, düzenim yoktu. Ama yine de ayağa kalkmak zorundaydım.
Şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki bazen insan sevdiği için kendi hayatından vazgeçiyor. Ama bir gün aynaya baktığında kendini kaybettiğini fark ediyor. Ben hâlâ yaralarımı toplamaya çalışıyorum. Ama çocuklarım için yeniden güçlü olmayı öğreniyorum. Çünkü artık biliyorum ki bir kadının en büyük gücü, yeniden ayağa kalkabilmesinde saklı.