İç güveysi damadın zor anları
Dul bir kaynana, kızını evlendirmiş. Damadı da iç güveysi almışlar, hep birlikte aynı evde yaşamaya başlamışlar. Düğünün ertesi günü, sabahın köründe kaynana kızının ve damadın kapısına, tak tak tak! — “Kalkın, ben acıktım. Kahvaltı hazırlayın.” demiş. Damat bozulmuş ama yeni damat ya…Sesini çıkarmamış. Ertesi gün yine aynı saat. Tak tak tak! — “Kalkın, acıktım ben.” Damat bu sefer daha çok sinirlenmiş ama yine susmuş. Üçüncü gün Aynı saat iTak tak tak! Damat dayanamamış,kapıyı açmış ama damadın ..Üçüncü gün… Yine sabah ezanıyla birlikte…Tak tak tak! Tak tak tak!Damat artık sinir küpü. Yorganı üstünden atmış, saçlar dağınık, kapıyı bir hışımla açmış:— “Anne! Yeter artık! Her sabah her sabah! Biz yeni evliyiz ya! İnsan biraz utanır!”Kaynana elinde oklava, başında yazma, hiç bozulmadan damada bakmış:— “Utanırım elbet… Ama açken insanın aklına utanmak gelmiyor evladım.”Damat söylenmiş:— “E anne madem acıkıyorsun, kendi kahvaltını kendin yap!”Kaynana kaşını kaldırmış:— “Olmaz.”— “Niye?” demiş damat.Kaynana gülümsemiş.— “Kızımı evlendirdim ya… Artık ben misafirim.”Damat iyice şaşırmış:— “İyi de anne, misafir her sabah kapı mı çalar?”Kaynana oklavayı kapıya dayamış:— “Evladım, misafir günde bir gelir…Ben ev sahibiyim, karnım acıkınca gelirim.”O sırada gelin uykulu uykulu seslenmiş:—Bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor. Pireye “Sıçra” diyor. Pire sıçrıyor Pirenin kanatlarınıkoparıyor ve “Sıçra” diyor, pire yine sıçrıyor!.. Raporunu şöyle yazıyor; “Pire kanatlarınıkopmuş olarak zıpladı.”Ayaklarını koparıyor ve “Sıçra” diyor, pire zıplayamayınca 2. raporu şöyle yazıyor; “Pirenin ayakları kopunca kulakları duymuyor.”*İlk defa helikopter gören Temel, Dursun’ a sormuş;- Dursun, bu nedur da? Dursun, gayet sakin cevap vermiş;- Haçan, bu olsa olsa bin yaşında bir sinek dur.*Doktor, akıl hastasının iyileştiğine karar verip akıl hastasını taburcu etmiş. Buna çok sevinen hasta gelip doktoruna şöyle demiş;-“Doktor Bey, size hediye ayakkabı yapacağım ama sorayım dedim, topuğu önde mi olsun arkada mı?* *Ünlü bir sopranonun konserine giden baba oğul ilgiyle konseri dinliyorlardı. Bir ara çocuk merakla babasına sordu:”Baba, öndeki amca elindeki sopayla niye kadını korkutuyor ?” Baba;”Korkutmuyor oğlum, yönetiyor!””Eee, peki o zaman kadın niye avaz avaz bağırıyor “*Küçük Ahmet, bakkala öfkeyle sordu:- Neden hep küçük yumurta veriyorsun?- Taşıması , kolay olur da ondan.Ahmet eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi:- Ama sen eksik para verdin.Küçük çocuk arkasına dönüp gülerek: ” Para daha çabuk sayılır da…*Nuri okuldan eve bir gözü mosmor dönmüştü. Annesi çıkıştı:”Aşk olsun yine mi dövüştün okulda? “Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim.””Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?”Nuri gayet sakin;” Ben! “*Vurdumduymaz bir adamın evi yanmış. Komşusu koşarak yanına gelmiş.” Koş efendi, evin yanıyor. “Adam sakince cevap vermiş :”Ev işlerine karım bakıyor.”*