Kendi evladından daha uzun yaşamanın verdiği o acıyı

Bir annenin yaşayabileceği en ağır acının ne olduğu sorulsa, belki de çoğu insan aynı cevabı verir: Evladını toprağa vermek… Çünkü bazı acılar vardır ki zaman geçse bile dinmez, eksilmez, sadece insanın içine sessizce yerleşir. Zeynep’in annesi için de hayat, kızının uzun süren hastalığının ardından gözlerini sonsuza kadar kapatmasıyla ikiye ayrıldı. O günden sonra evde her şey aynı kaldı ama hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Zeynep’in odasının kapısı hâlâ her sabah aynı şekilde açılıyor. Annesi bazen farkında olmadan odanın ışığını yakıyor, perdeyi aralıyor ve sanki birazdan içeriden kızının sesi gelecekmiş gibi kısa bir an durup bekliyor. Sandalyenin üzerine bıraktığı hırka hâlâ yerinde duruyor. Kapının önündeki pembe spor ayakkabılar ise evin en sessiz köşesindeki en ağır hatıraya dönüşmüş durumda. Çünkü annesi onları kaldırmaya kıyamıyor. “Sanki birazdan gelecek,” diyor gözleri dolarak. “Bir an kapı çalacak ve yine geç kaldığı için gülerek özür dileyecek sanıyorum.”

Yakınları, Zeynep’in hastalık sürecinde annesinin bir an olsun kızının yanından ayrılmadığını anlatıyor. Günlerce hastane koridorlarında umutla beklediğini, doktorlardan gelecek güzel bir habere tutunduğunu söylüyorlar. Ancak beklenen mucize gerçekleşmedi. Genç yaşta hayata veda eden Zeynep’in ardından evde derin bir sessizlik kaldı. Annesi ise o günden sonra hiçbir şeyin tadının kalmadığını söylüyor.

“İnsan bazen ağlayamaz hale geliyor,” diyor acılı anne. “Çünkü gözyaşı bile yetmiyor.” En çok da akşam saatlerinde zorlandığını anlatıyor. Çünkü Zeynep’in kahkahalarının en çok yankılandığı saatlerin o saatler olduğunu söylüyor. Televizyon açık olsa bile ev ona boş geliyor. Mutfağa girerken iki kişilik tabak çıkarmaya alışmış elleri hâlâ bazen aynı hatayı yapıyor.

Sosyal medyada paylaşılan bu anne sözleri kısa sürede binlerce kişiyi derinden etkiledi. Çok sayıda kişi yorumlarda kendi yaşadığı kayıpları anlattı. Özellikle çocuk kaybı yaşamış aileler, “Bu acının tarifi yok” diyerek duygularını paylaştı. Bazıları ise annelerin evlatlarının eşyalarını yıllarca kaldırmaya kıyamadığını, çünkü her eşyanın yaşayan bir anıya dönüştüğünü ifade etti.

Zeynep’in odası bugün hâlâ aynı şekilde duruyor. Belki zaman ilerliyor ama bazı anneler için saatler hep aynı anda kalıyor. Çünkü bir annenin içinde evladı ölünce, dünyanın geri kalanı yaşamaya devam etse bile onun kalbinin bir kısmı sonsuza kadar sessizleşiyor.

Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.